“Almanlar da yemekten hiç anlamıyor, atıştırmalık desen yok, ana yemek zaten berbat, tatlıları eh…” diye yorumlar getirenler olabilir. Tüm bu argümanları parçalayacak yazı işte burada 🙂 Dikkat! Bu yazı yüksek oranda domuz eti içerir 🙂

’e aşık olmamın bir sebebi de , klasik Alman ve dünya mutfağının en güzel örneklerini tadabilme imkanına sahip olmam. ’nın en pahalı şehri olduğu için bu biraz tuzlu olabilir ama bi daha mı geleceğiz dünyaya, değil mi? 🙂

Yolda yürüyorsunuz ve mideniz hafiften kıyıldı, Münih’in her yerinde rahatlıkla bulabileceğiniz Vinzenzmurr’lardan birine giriyorsunuz ve domuz eti yiyorsanız leberkäse söylüyorsunuz ve içine de acı hardal koyduruyorsunuz. Size kaliteli kare domuz etinden kesip minik baget ekmeğine koyuyorlar. Acı hardal koydurmayı da ihmal etmezseniz ağzınızda dağılan bir tatla karşı karşıya kalıyorsunuz. Tek tehlikesi, yedikçe yeme isteği, zira Münih’te geçirdiğim her gün istisnasız olarak yedim 🙂 Leberkäse 2.20 Euro, bu mekânda ayrıca değişik salatalar ve etler de bulunuyor, benden söylemesi. Aynı etin yumurtalı yemek versiyonunu ise Andechs’in yerinde mutlaka yiyin.  Yumurtayla oluşturdukları ikili damak tadınıza hitap edecek.

Araya bir dünya mutfağı klasiği sıkıştırarak devam edelim; Asahi ismindeki sushicide açık büfe running sushi sistemiyle pek de ucuz olmayan 15 euroyu verip tüm günü kapatacak şekilde tıka basa yiyebilirsiniz. Çorbalardan noodlellara; sushilerden tatlılara istediğiniz her şey var ve sınırsız 🙂 Özellikle içinde ananas olan tatlısını ve yengeçli suhisini şiddetle tavsiye ederim 🙂

Özellikle Bier Hauslarda Bavyera mutfağının mükemmel yemeklerini tadabilirsiniz. Biz Bier Haus’ta geleneksel yemeklerden süt danası akciğerini yedik. Suratınızı buruşturmayın öyle, tadı gerçekten çok güzel. Bavyera yemeklerinin çoğunda olduğu gibi dev bir patates püresi topuyla birlikte servis ediliyor ve ile mükemmel gidiyor. Bu mekânda ayrıca tavsiye edeceğimiz şey isesüt danası ciğeri çorbası ve Bavyera usulü Gulasch çorbası-Macarlar duymasın 🙂

Bira yanındaki atıştırmalıklardan ne zaman bahsedeceksin, sorularını duyar gibiyim. O asaletle onlara atıştırmalık değil ana yemek muamelesi yapmak gerek 🙂 Brezel, tuzlu krakerlerin büyük boyutta olanı, biraların vazgeçilmez yol arkadaşı ve eşsiz bir lezzet. Hele fırından yeni çıkmişsa ağzınızda dağılan tuz parçacıkları ve hamuruyla kesinlikle beğeninizi toplayacaktır. Zaten Münih’te bira içiyorsanız bundan tatmadan geri dönmeniz pek de mümkün değil. Brezel’in teryağlı versiyonu butterbrezel ve peynirli-taze soğanlı versiyonunu denemeniz de şiddetle tavsiye edilir 🙂

Ayrıca sosislere ayrı bir parantez açmak lazım. Domzu sosisinin ve patates kızartmasının en güzel halini burada miğdeye indirebilirsiniz. Domuz eti yemiyorsanız süt danasından yapılmış ve ballı hardal ile birleşince çok güzel bir lezzete bürünen yani beyaz sosisi de tadabilirsiniz. Yalnız bu sosis tipinin dışında zar vardır bu yüzden yemeden önce zarı çıkartmanız daha iyi olabilir 🙂

Bir de İtalyan esintisi yaşayayım ve hamur benim önümde açılsın, benim önümde yapılsın, titizim ben diyorsanız yine Münih’te birkaç şubesi bulunan Vapiano’ya uğrayabilirsiniz. Tüm hamurlarının İtalyan ustalar açarken bana Bilal isminde bir usta denk geldi 🙂 Ama o kadar güzeldi ki İtalyan usta açmış kadar oldu gerçekten 🙂 Ayrıca gezmekten yorulmuşsanız ve dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız şarabınızı alıp restoranın terasında hafif müzikle içebilirsiniz.

Biraz daha güneylere inip Füssen şehrine gittiğinizde daha “Bavyeralı” bir yemek yiyebilirsiniz; domuz dirseği. Bak yine buruşturdunuz suratınızı, küserim bak 🙂 İki kişi zor bitirdik, yine ev patates topuyla servis edilen, ihtişamlı bir şekilde masaya gelen ve ne kadar aç olursanız olun “insan yicek bunu insan” şeklinde tepki verebileceğiniz bir yemek. Ama tadı bakımından kesinlikle denemenizi ama en az iki kişi yemenizi tavsiye ederim 🙂 Bizim yediğimiz mekân, meşhur Neuschwanstein Şatosu’nun aşağısındaki Schlosswirtschaft adlı restorandı :)-12,5 Euro

Marketlerde de mükemmel lezzetlere rastlayabilirsiniz. Sürülecek sushi şeklinde peynirlerinizi -evet gerçek :)- alıp pikniğe gidebilirsiniz ya da Almanların başyapıtı çikolatalar ve jelibonlarla tartı kırabilirsiniz, bunlar da bir köşede dursun 🙂

Arkadaşımın tarifiyle evde yaptığımız ve yine bir Bavyera yemeği olan güzel balkabağı çorbasını, iştah açması açısından buraya koyuyorum; evde kendiniz de yapıp keyifli bir şekilde yiyebilirsiniz.

Şu bir gerçek ki Almanya’da yediğiniz döner kadar kalitelisini ve güzelini Türkiye’de yemeniz çok zor. Biliyoruz ki en meşhuru Berlin’deki Mustafa’s Gemüse Kebap’tır ama siz Münih’te yiyebileceğiniz en güzel dönerlerden birini güzel haşlanmış sebzeleri ve çeşitli soslarıyla Okra ’da da yiyebilirsiniz :)-5.90 Euro

Eh Almanların efsane tatlılarına gelelim mi artık? Bu işin mabedi, birçok yerde bulabileceğiniz Rischart’tır. Çeşit çeşit tatlı ve tuzlu hamur işini burada tadabilirsiniz. Yalnız alıp elde yemek daha avantajlı çünkü servis ücreti falan alıyolar, ona göre 🙂

Uluslararası ismi Berliner olan ve Münih’te Krapfen adı verilen hamur işlerinin rengarenk ve çeşit çeşit tiplerini burada bulmanız mümkün. Ayrıca tatlı denince akla ilk gelen elmalı tart Apfelstruder ve içindeki doyurucu fındıklı karışımıyla Nusschnecken de sizi bekliyor. Köşebaşlarında ki tezgahlarda satılan pudra şekerli lokmalardan da ağza attınız mı olay tamam 🙂

Az zamanda çok ve büyük yemişiz be 🙂 Size de afiyetler olsun…

 

Yazar

1994'te İzmir'de doğdum. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. 10 yaşından beri gezmeyi hiç bırakmadım.

1 Comment

  1. Hüseyin Bektaş Reply

    Almanya’ya yüksek lisans yapmak için gideceğim. Yazınızı keyifle okudum. Yemek konusunda bir rehber olarak kabul edeceğim 😀

Yorum Yaz